İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Microsoft’tun Yeni İK Manifestosu: Esneklik

Çoğumuzun uzaktan çalışmaya geçtiği bu dönemlerde deyim yerindeyse bir prototip olarak gösterilen ve mevcut koşullara uygun bir çalışma politikası mevcut. Microsoft’a ait olan bu modelin bu denli örnek gösterilmesinin sebebi şirketin bünyesindeki kişilere “çalışan” gözüyle değil “birey” gözüyle bakılması. Yalnızca bu bakış açısının bile güçlendirici ve motivasyon arttırıcı olduğu belirtiliyor. 

Kısa süre önce Microsoft, şirketin gelecek yıllardaki çalışma şeklini de değiştirme potansiyeline sahip olan yeni çalışma modelini bir kılavuz ile duyurdu. Bu kılavuzdaki en büyük değişiklik artık çoğumuzun aşina olduğu, kısmi home-office tarzı çalışma oldu. Buna ek olarak, alışık olduğumuz fixed çalışma saatlerinin aksine saatleri ve günleri çalışanın belirlediği, daha esnek ve özgür bir yöntem de geliştirilmiş görünüyor.

Microsoft’un bu yenilikleri aslında çalışan dostu bir perspektifle liderlik etme konusunda harika bir iş çıkarıyor. Ancak bu kılavuzdaki bir noktaya parmak basmak önemli, çünkü bu cümle çalışanları daha mutlu ve daha üretken tutmanın önemli bir sırrını açıklamışa benziyor:

“Şirket olarak ilerlerken, hedefimiz, üretimimizi ve kültürel yaşamımızı aynı anda geliştirip farklı bireysel çalışma tarzlarını desteklemek için mümkün olduğunca esneklik sunmaktır.”

Bu politikayı şu şekilde sloganlaştırmak mümkün: “Sunabildiğin kadar esneklik sun.”

Bu kelimeler, duygusal zeka üzerine kurulu parlak bir iş stratejisini, yani duygularımızın iş verimliliğini azaltan bir etken olmasının aksine verimliliği artırabilecek bir etken olabileceğini savunuyor. Şimdi her şirketin bu felsefeyi neden uygulaması gerektiğini inceleyelim.

Esneklik Neden Sandığımızdan Çok Önemli?

Microsoft’un yeni politikasının neden bu kadar ses getirdiğini anlamak için şu gerçeği kabul etmeliyiz: Çalışanlarınız sadece işçi değil, aynı zamanda bireyler. Dolayısıyla farklı çalışma tarzları, zevkleri ve tercihleri olan normal insanlar. Bu, uzaktan çalışma tercihi için olduğu kadar her şeyde geçerlidir.

Örneğin, bir çalışan çocuklarını okula kolayca götürebilmek için evden çalışmayı tercih edebilir. Bir başkası da, belki çocukları sıkıntı yaratabileceği için ofiste çalışmayı tercih edebilir – böylece evdeki karmaşadan uzaklaşabilirler. Ya da yalnız yaşayan bir çalışanı düşünün. Daha az dışa dönük bir kişi ise, başkalarıyla gereğinden fazla iletişim kurmak zorunda olmadıkları evden çalışmayı tercih edebilir ve işlerine odaklanabilir. Diğer türlü, daha dışa dönük bir kişi, sosyal iletişim kurabileceği ve işbirliğinden keyif alabilecekleri ofise gelmeyi tercih edebilir.

Elbette, gelişen koşullara veya sadece o gün nasıl hissettiklerine bağlı olarak ofiste veya evde çalışma seçeneğiyle hibrit bir yaklaşımı tercih eden birçok kişi var. Peki, siz tüm bu çalışanları nasıl mutlu edeceksiniz?

Anahtar cümle yine karşımıza çıkıyor: “Sunabildiğin kadar esneklik sun.”

Microsoft’un İK sorumlusu Kathleen Hogan, “Esneklik herkes için farklı şeyler ifade edebilir ve Microsoft’ta edindiğimiz çeşitli roller, iş gereksinimleri ve iş ihtiyaçları göz önüne alındığında, herkese uyan tek bir çözümün olmadığını biliyoruz.” sözleriyle açıklıyor esneklik konusunu.

Diğer bir deyişle, bu yolla çalışanlarınıza güvenir ve onlara kendileri için en iyi olan seçimi yapma özgürlüğü verirsiniz. Ancak aynı zamanda bu yaptıkları seçimlerin sorumluluğunu da üstlenecekleri anlamına da doğal olarak gelmekte. Fakat bu politikayı benimserken, çalışanlarınızı sürekli karşılaştırmaya tabi tutmamanız da önem arz ediyor. Yöneticiler, “evde oturan” çalışanın “ofis” çalışanlarından daha fazla veya daha az üretken olduğuna karar vererek yüzeye bakma eğiliminde olacaklardır.

Ancak unutmamaları gereken bir şey var: Bu kişiler sadece işçi değil, insan. Her biri benzersiz kişiliğe ve yeteneğe sahip, farklı güçlü ve zayıf yönleri olan insanlar. Bu bireylere esneklik, yani koşullarına uyma seçenekleri sunarak, onlara kendilerinin en iyi potansiyellerini açığa çıkaracak bir ortama erişme şansı sunarsınız.

Ve bu uzun vadede düşünemeyeceğiniz kadar kazançlı bir yol. 

Bu nedenle, uzaktan çalışma politikası oluşturmaya çalışan şirketler Microsoft’un kılavuzunu esas almalı ve sunabildikleri kadar esneklik sunmalılar.

Bunu yaparak, bünyenizdeki çalışanlarınızla daha güçlü ilişkiler kurarken duygusal zekanızı etkin bir şekilde kullanıyor olacaksınız. Onlara arzuladıkları ve ihtiyaç duydukları özgürlüğü vereceksiniz. Dahası, onları sadece bir çarklıdaki diş bütünü olarak değil, insan olarak gördüğünüzü kanıtlayacaksınız.

Ve bu, çalışanlarınızı ve şirketinizi başarılı olmak için en iyi potansiyeline doğru çıkaracaktır.

Şu siteden çevrilmiştir: Inc.com

Çeviri Kaynak: https://www.inc.com/justin-bariso/microsofts-new-6-word-remote-work-policy-is-brilliant-heres-why-your-company-should-steal-it.html?cid=search

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir