İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Kariyer Sohbetleri 4

Jilda Bal’dan yeni mezunlar için işsizlik dönemini sona erdirecek öneriler.

Günümüz koşullarında yeni mezunların en çok şikayet ettiği konuların başında iş bulmanın zorluğu ve yükselen beklentilerin yarattığı stresle istenilen kriterleri karşılayamamak geliyor. Çok sayıda üniversitenin olduğu, yüzlerce parlak gencin mezun olduğu ve ekonominin durgunlaştığı bu dönemde, varolan rekabetin içinden sivrilerek bir yerlere gelebilmek için neler yapılabilir? Bu noktada özgeçmişimiz ne kadar önemli ve hangi sihirli dokunuşlarla öne çıkabilirsiniz? İşe girerken edinebileceğimiz hangi tecrübeler bizi ayrıştırabilir? Kariyer Sohbetleri dizimizin bu yazısında, yeni mezun olan veya kafasında neler yapılabilir sorusunu taşıyan adaylar için Jilda Bal bize bu soruların cevabını veriyor.

“Deneyim deneyimdir; tüm deneyimlere önem verilir.”

Günümüzde gençlerin işi daha zor. Çok sayıda üniversite mezunu var. Bu yüzden mevcut durumda bir yere gelebilmek için ciddi şekilde ayrışmak gerekiyor. Ve bunu başarmak gayet mümkün. Öncelikle özgeçmişe klasik başlıklar dışında farklı deneyimler ve üniversite dışında edinilen tecrübeleri de eklemek gerek. Buna örnek olarak iyi bir network oluşturmaya da yarayan çeşitli vakıf ve kurumlarda gönüllü çalışmalar, öğrenci kulüplerinde aktif roller ve sosyal sorumluluk projelerindeki deneyimler yer verilebilir. İş yok denilip evde sadece bekleyerek oturmak hem moral bozan hem de sizi iş piyasasından uzaklaştıran bir tercih olacaktır. Örneğin sosyal sorumluluk projeleri üst düzey insanlarla tanışmak için çok iyi birer fırsattır. Aynı zamanda, bu tecrübeler ile ileri zamanda staj ve iş imkanları da genişleyecektir.

Hobiler de özgeçmişe yazılabilir. Müzik ile uğraşmak, sporla ilgilenmek ve bunları özgeçmişe yazmak kişiyle ilgili ek bilgi verebilir. Özellikle dürüstçe aktarılan ve somut şekilde aktarılan bilgiler bu çerçevede etki yaratacaktır.

Yapılan stajların ve işlerin içeriği de önem taşıyan bir diğer konu. Sadece bekleyerek, sohbet ederek geçen bir staj dönemi ile aktif çalışılan bir dönemin ayrımı yapılmalı. Ayrıca, aday tarafından belli bir sektör veya şirket hedefleniyor olsa da, örneğin barista olarak bir kafede çalışan yeni mezun bir mühendisin edindiği tecrübe de işe girerken göz ardı edilemez. Bu noktada zaman planlama becerisi öne çıkıyor. Aday geçmişte zaman planlama yapmış mı, okurken çalışmış mı bu sorgulanır. 

Uluslararası firmalar yeni mezunlar için staj açıyorlar. Kişileri gözlemledikten sonra, onlara iş teklif edebiliyorlar. Bunu kabul etmek kişinin elinde. Ama bu firmalar sonrası için iş imkanı sağlarken, kendisi için doğru adayı bulmaya çalışıyor. Bu noktada rekabet ortaya çıkıyor. Kişinin çalışma stiline bakılıyor. Kimi zaman asgari ücret ve düşük kriterlerle kişiler çalıştırılabiliyor, bu motivasyonu düşürebilir ilk başlarda. Ama sonrasında karşılıklı iyi bir uyum yakalandıysa firmalar tarafından çalışma koşulları iyileştiriliyor. 

Sonraki dönemde, yapılan işe tutunmak önemli. Sürekli iş değiştirmek gelecek iş fırsatları için engel olabiliyor. İstikrarlı çalışmak aday için her zaman artı bir beceri olarak çıkıyor. Yazılı iletişim, sunum yapabilmek, hazırlayabilmek, kendini ifade edebilmek ve aktif bir dinleyici, gözlemci olmak da adayı ayrıştıran diğer özellikler. Bu özellikleri geliştirmek internet üzerinden ve ücretsiz olacak şekilde mümkün. Bunun için geniş bir zaman ayarlamak da gerekmiyor.

Herkesin yaptığı bir diğer hata ise her işe başvurmak oluyor. Kişinin kendisine uygun işi bulması çok önemli. Bu zaman alabilen bir süreç ama bu süreç içinde de kişi kendini geliştirecek çeşitli deneyimler edinmeli. Avrupa’da mezun olduktan sonra yapılan yaygın şeylerden biri dünyayı gezmek oluyor. Fakat ülkemizde bu çok yaygın değil, kişiler bu süreci farklı eğitim veya girişimlerle doldurmak yerine daha pasif geçirebiliyor. 

Öğrencilerin mezun olduktan sonra boşluğa düşmüş gibi hissetmesi normal bir duygu. Ama önemli olan bir projeye tutunup bir hikâye yaratabilmek. Başlangıçta beklentileri çok yüksekte tutmamak gerekiyor. Kademeli olarak, deneyimlenerek bir noktaya ulaşmak önemli. Deneyim edindikçe seçme şansı da yükseliyor. Varolan pazar zaten geniş değilken, yeni mezunlar spesifik ve yüksek beklentilerle pazarı daha da daraltmamalı.

“Kurumsal hayatın içinde olan ebeveynlerin tavsiyeleri daha sağlıklı olabiliyor”

Eğer anne ve baba kurumsal hayatın içinde değilse verebilecekleri tavsiye ve yönlendirmeler sağlıklı olamıyor. Kurumsal hayattan gelen anne ve babalar ise daha sağlıklı tavsiyeler verebiliyor. Yorumlarına kendi yaşanmışlık ve isteklerini katabiliyorlar. Bunu yaparken anne ve babalar çocuklarının iyiliğini düşünüyor tabii ki. Ama günümüz gençleri artık daha bilinçli ve donanımlı. Teknolojiye hakimler ve bilgi edinme olanakları sınırsız. Fakat maalesef nadir olsa da günümüzde hâlâ bazı adaylar kendi kararları yerine ebeveynlerinin yönlendirmesiyle hareket edip mutsuz olabiliyor.

Jilda Bal

University of Utah’ta finans ve işletme eğitimi alan Jilda Bal, iş yaşamına Amerika’nın Utah eyaletinde ACC Capital Corporation’da krediler bölümünde başladı. Türkiye’de ise finans sektöründe Volvo Group bünyesinde krediler, satış ve pazarlama bölümlerinde, Aklease şirketinde iş geliştirme ve pazarlama departmanında görev aldı. Manpower İnsan Kaynakları’nda şube müdürlüğü yaptı. Yurtiçi ve uluslararası 20 yıllık deneyiminin ardından İK danışmanlığı alanındaki ihtiyaçları görerek Gilda&Partners’ı kurdu. Üst ve orta düzey yönetici işe alımlarında geleneksel kodları kırmayı, yeni nesil ve butik bir yaklaşım geliştirmeyi hedefledi. Tüm süreçleri birebir yönettiği bir iş modeli geliştirdi. Triatlon, maraton, dayanıklılık sporları özel ilgi alanlarıdır.

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir