İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

“Anne İş’te” Çalışan Anne ve Çocuğu

Gözlerimin içine bak da konuş anne!!!” diye birden bana bağırdı. Bu kadar koşturuyor, her denileni yapıyordum ama tüm bu çabalarım demek oğlum tarafından olumlu algılanmıyordu. Demek ki aramıza yemek, bulaşık, ya da çamaşırın girmesinden rahatsız oluyordu. Peki kim yemekleri pişirecek, çamaşırları yıkayacaktı?

“Başına gelmeyenin bilemeyeceği” türden bir duygu olan annelik, kadınların etkilerini en yoğun hissettikleri yaşam alanı ve o alanda doğru veya yanlış yapılan herşey çocukların gelecekteki hayatlarını derinden etkiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ve Çocuk Nörolojisi uzmanı Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin’in kaleme aldığı Anne İş’te’de, çalışan annelerin sıklıkla karşılaştığı ve çözmekte zorlandığı temel problemleri ve özellikle 0-3 yaş arası çocukları yetiştirirken doğru olduğu düşünülerek yapılan yanlışların aslında ne kadar çok olduğunu görüyoruz.

“Bebek 1,5 yaşına kadar kelebektir, 1,5-3 yaş arası papatyadır, 3-4 yaş arası brokolidir”

Çalışan anne çocuğuna bakacak kişinin seçiminde büyük özen gösterir, aynı kişi ile devam etmek ister ancak bazı durumlarda değişiklik yapmak kaçınılmazdır.  İşte bu noktada Sabiha Paktuna Keskin’e göre kritik olan 12-15. aylar ve 2,5-3 yaş arası dönemlerdir. Bakıcı değişikliğinin bu iki yaşam aralığından mümkün olduğu kadar uzak dönemlere kaydırılmasında fayda vardır, çünkü bu dönemlerde bebekte kendisini besleyene bağlanma etkinliği artar.

Çocukların davranışlarının her değişim döneminde farklı özellikler içermesi ve dolayısı ile olayların onları farklı etkilemesi normaldir. Onların bir dönem kelebek iken başka bir dönem brokoli olacak kadar farklı davrandıkları söylemek mümkündür. Çünkü davranışları; içinde bulunulan yaşa ait dürtüler belirler. Dürtüler, o yaş döneminin sonunda kazanılması gereken aşamanın kazanılması için gerekli olan içsel motor güçtür ve yaşam dönemlerine özgü olan bu içsel tepkilerin belirlediği çocuk davranışlarının nedenlerini yetişkin mantığı ile anlamak mümkün değildir.

“Eldeki Kuş, Çalıdakinden Daha Emindir”

“Herşeyden önce annenin çocuğuna bakan kişinin davranışlarını çözmesi şarttır” diyen Sabiha Paktuna Keskin’e göre davranışları değiştirmek bakıcıyı değiştirmekten daha zor, ancak olması gerekendir ve bunun iki sebebi vardır. İlki, her bakıcının değiştirilmesi gereken bir yönü olacağıdır. Gelenin hiçbir zaman gidenden daha uygun biri olacağını bilemeyiz. O nedenle, eldeki kuş çalıdakinden daha emindir.

Diğer bir sebep de, bebeğin ihtiyaçlarının aynı yüz tarafından, yani aynı kişi tarafından karşılanması gerekliliğidir. Çünkü beyindeki yüz kayıtları çok önemlidir. Annenin yüzü beyinde bir alana, yakın çevredekilerin yüzü beynin bir başka alanına kaydolur. Bebeği besleyeni ayrı alana kayıt edilmesinin sebebi, onu besleyene yönelmesini garanti etmek içindir ve yüz kayıtları gelecekteki sosyalleşmede çok etkilidir.

Kimi zaman çalışan anne çocuğunu bir bakıcıya bırakmaktansa anne ve kayınvalidesinden dönüşümlü bakım talep eder veya aile yakınının gözetiminde bakıcıya teslim eder. Bu noktada “bakıcı” devamlılığının sağlanabilmesi için en güzel çözüm, eğer evde iki kişi çocuğa bakıyor ise, birinin sürekli bakımı üstlenmesi, diğerinin de ona destek rolünü üstlenmesidir. Bu durum eşine yardımcı olmak isteyen erkekler için de geçerlidir. Çalışan eşine yardıma gönüllü olan baba, Keskin’e göre çocuk bakımına değil, ev işlerine katkıda bulunmalıdır.

“Aile Büyükleri Çocuğun Terbiyesini Bozmaz”

Kitaptaki ezber bozan bir diğer nokta da, aile büyüklerinin bebeği sahiplenmelerinin, sanıldığının aksine annenin bebeği ile olan ilişkisine olumsuz yansımadığının vurgulanması.

Yazara göre, bebek annesi, babası, ona bakanlar, diğerleri ile olan ilişkilerini tek tek ve ayrı ayrı sınıflandırır. Bebeğin beyni; anne böyle davranır, babaanne böyle davranır olarak davranışları kaydeder. Davranışların kaydedilmesinde esas olan davranışın hemen akabinde ortaya çıkan olgudur.

Örneğin, bebeğin bir davranışından sonra anne olumsuz, babaanne olumlu bir tepki veriyor ise, bunun annenin bebeği ile olan ilişkisinde zedeleyici bir yönü yoktur. Ancak eğer bebek bir aile büyüğünün farklı tutumundan annesinin rahatsız olduğunu fark edip annesini taciz için davranışı tekrarlıyorsa, burada önerilen, annenin istemediği davranışı aile büyüğü onaylıyor ise, annenin bu davranışa aile büyüğünün yanında onay vermesidir.

Aile bireylerinin yaşamları ortak olsa da, bakış açıları, değerleri ve dolayısıyla olaylara tepkileri farklı olacaktır. Bebeğin davranışını belirleyen de zaten ortamdaki birden fazla faktörün bileşkesidir. Yeter ki, anne de tüm aile bireyleri de kendi içinde tutarlı olsun…

Bu yazı daha önce Dünya gazetesi kitap ekinde yayımlanmıştır.

Kitabı satın almak için tıklayın: https://www.humanistkitap.com/urun/anne-iste

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir